Anne 8.Bölüm izle

Zeynep, gerçek annesinin kim olduğunu öğrenmiştir. Kendisine karşı hissetmiş olduğu bir tarafta nefreti bir tarafta ise yardımlarından dolayı hissettiği minnet duygusunu yaşamaktadır.

Özet: Zeynep, gerçek annesinin kim olduğunu öğrenmiştir. Kendisine karşı hissetmiş olduğu bir tarafta nefreti bir tarafta ise yardımlarından dolayı hissettiği minnet duygusunu yaşamaktadır. Nihayetinde Turna ile beraber yeni yaşayacakları eve giderler. Şule, Melek'in sarfettiği sözlerin acısını göz ardı etmeye çabalasa da yapamaz. Cengiz'in vurdumduymaz davranışları ve olan biten olayların etkisiyle Şule, İstanbul'dan ayrılmayı düşünür. Fakat Cengiz'i atlatması sandığı kadar kolay olmayacaktır. Hiç birşeyden haberi olmayan Gönül, geçen yılların hesabını sormak için karşısında biten Zeynep'i gördüğü an ne yapacağını bilemez. Gönül, Zeynep'in canının daha fazla acıması için sorduklarına karşı kayıtsız kalır. Fakat Cahide'nin de olaya girmesiyle beraber yükselen tartışmanın etkileri, Gönül adına ağır olur. Melek'ten vazgeçen Şule, aldığı bir telefon sonrasında geçmişine doğru bir yolculuk yapar ve dengesi alt üst olur
Etiketler: Anne 8.Bölüm izle, Anne 8.Bölüm tek parça izle, Anne 8.Bölüm hd izle, Anne 13 aralık, Anne son bölüm izle
En Popüler Yorumlar (2)
Ayisigi demiş ki;Sule ve Zeynep i izlerken rahmetli anneannemin bana anlattigi bir hikaye aklima geldi. Bir zamanlar iki kadinda bir bebegin annesi oldugunu iddia ederlermis. Iki kadini KADI efendinin huzuruna cikarirlar. Adam tamam o zaman bebegi ortadan keselim her birinize birer parca verelim demis. Kadinlardan biri hemen öne atilmis Hayir ben yalan söyledim,bebek o kadinin. Ona verin hepsini demis. Böylece bebegin gercek annesi ortaya cikmis. Gercek anne kendisi ne kadar aci cekse bile yavrusunun iyiligini herseyden daha cok ister. Gecen bölüm beni etkileyen sahnelerden biri Sule ye komsusu akil veriyor cocugu yaramazlik yaptiginda alnina iki vurmasini söylüyor. Sule de oyuncaklarini toplamayan Melek e kizip alnina bir dokunuyor,ufakligin belli cani yanmiyor ama Sule pisman oluyor ve Melekten özürler diliyor. Kizi 6 yasina geldiginde kadina yalnizlik TAK deyip Melek uyurken bara gidiyor ve o gece Cengizle tanisiyor. Ne olduysa bundan sonra olmaya basliyor zaten. Cengiz i hayatina sokup kizini hayatindan cikariyor. Gecen bölüm gördük ki Sule kizini koskocaman BIR hafta evde yalniz birakip o pislik adamla Bodrum a tatile gidiyor. Benim mantigim almiyor insan 6 yasinda bir cocugu bir hafta evde nasil yalniz birakir? Melek i 6 yil yokluk icinde yetistirmis ve kizinin mutlu oldugunu görmüs. Birden kizini evde yalniz birakip tatile gidiyor ve telefonda Melek e anne mutlu olunca sende mutlu oluyormusun diyor. Halbuki biz anneler evlatlarimiz mutluysa bizlerde mutlu oluruz,öncülügümüz onlardir. Ah Sule ahh Cengiz bos gezenin bos kalfasi,calismaz sana bakmaz,alnina iki fiske vurmaya kiyamadigin Melegine iskence ediyor sen sesini cikarmiyorsun. Sen o pislik adamdan vaz gecmiyorsun ama canindan cok sevdigin kizindan vaz geciyorsun. Keske Sule Melek in Zeynep in yaninda daha cok mutlu olacagina inandigi ve kizi kendi pisligine cekmek istemediginden cekip gitmis olsa. Ama bu kadar kolay kizindan vazgececegini sanmiyorum. Onca flasback sahneleri Sule yi HAKLI cikarmak icin göstermediler bence,Sule nin nasil bu hale geldigini görmemiz icindi. Sakar teyzemiz de unuttuk sanmasin hala hastaneye kontrole gitmedi. Fragmandan anladigima göre Zeynep Gönül ün onu terk eden annesi oldugunu anliyor ve bunu onu bu yasina kadar bakip büyümüs annesi ile paylasiyor. Umarim Cahide bir büyüklük yapip Gönül ün aslinda iyi biri oldugunu hic istemeden zora ki kizini birakmak zorunda oldugunu söyler...Merakla yeni bölümü bekliyorum iyi seyirler.
13.12.2016 - 01:17
Sefa demiş ki;bu bolum Vahide hanim dokdurdu.tokat sahnesi beni mahv etdi.sahneyi cok guzel canlandirdilar.tabikki en buyuk emek Vhide hanimindi.kucuk Melek esgisi gibi etgilemiyor.bildigimiz simarmis bi kiz cocuguna donusdu.Gonulun hikayesinide kesge izlesek.Kadin tuccari Cengizin kadinim kadinim deyerek Suleyi pazarlayip sunmasi .Suleninde bunu sessizce kabullenmesi sinir geriyor.Cahidenin geci inadini bi turlu aniyamadim.egosunu yenip butun olanlari tum seffafligiyla anlatsa guzel olur.bana sanki Gonul de Cahide de ayni erkegi paylasmislar.Aradaki cekismede erkek olmus kazaylami ve ya her neyse Cahide bilerekden dahada agir ceza geysin diye baya yiklenmis ve iyice hokum geydirmis Gonule.Zeynebi vicdanini rahatlamak icinmi Kocasina verdiyi sozdenmi bu kadar sahiplenmis cibime geliyor.yoksa Gonule neden bu kadar ofkeli baska turlu akil almiyor.anca aldatilmis bi kadin kiskanan bi kadin boyle yapar.kenar mahallelei cingene karilari gibi tokat atmar.Sulenin hikayesi ciz gedi viz getdi.bos.inandirmadi
14.12.2016 - 03:58
Diğer Yorumlar (9)
LaLem demiş ki;Selin cim, güzel izahat yazın için teşekkür ama, yorumundan hala eser yok! Son anda yazmaktan vaz mı geçtin? Bekliyorum. Gute Nacht!
18.12.2016 - 23:20
SELİN demiş ki;Herkese selam, selam Kızlar! DİZİ YORUMU: Geçen bölüm Şule’nin hikayesinin bir kısmını daha, dolayısıyla Şule’nin oldum olası değil kocasının ölümünden sonra, çocuğunu yalnız başına yetiştirmek zorunda kalan bir kadın olarak yaşadığı zorluklar yüzünden geçirdiği bir buhran neticesi ve hayatına giren Cengiz gibi, insafsız ve ahlaksız bir adama aşık olup onun etkisi altında kalarak kötü bir anne olduğunu öğrendik. Şule’nin stres ve kötü etki altında, ona yük gibi geldiği için ölüme terkettiği kızını birden özleyip aramasını , yüzleştikten sonra , kızı artık onu sevmiyor diye onu öldü kabul etmesini ve Zeynep’e bırakmasını anlamaya çalıştık. Onunla birlikte Zeynep’i n bir taraftan Melek’e sahip çıkarken öbür taraftan Şule’nin Melek’in öz annesi olmasından ve kendisinin öz annesi tarafından terkedilmiş olmasının verdiği acıdan çıkarak Şule’ye Melek’i geri vermeye hazır olmasını takdir ettik. Ama Şule’nin kızına yaptıklarından dolayı kızının onun yanında acı çekip mutsuz olduğunun farkında olmasına rağmen onu Zeynep’e, artık mutlu olsun diye değil, kızı artık onu sevmediği için bırakması da olumsuz bir gelişmeydi benim nazarımda. Zeynep’inde Şule’nin kızı ona bıraktığına dair resmi bir belge istememesi veya durumu sağlamlaştıracak bir girişimde bulunmaması da beni rahatsız etmiş ve bunun sadece geçici bir çözüm olacağını düşünmüştüm. Bu bölümde ne kadar haklı olduğumu ama herşeyden önce Şule’nin ne kadar zayıf ve tutarsız ve olgunluktan uzak bir karakteri olduğunu gördük. Cengiz bir konuda haklıydı: Şule’ye “sen bensiz yaşayamazsın” derken. Bu sözdeki hakikat, Şule’nin başka bir kişinin dayanağı olmadan yaşaması mümkün olmaması ve destek veren kişiye bağımlı olarak yaşantısını olumlu veya olumsuz devam ettirmesi. Kocası varken, iyi bir insanolduğunu gördüğümüz kocasının desteğiyle hanım hanımcık bir ev kadını ve sevgi dolu bir anneydi. Kocası ölünce destek olarak Zehra ablası varken bu durumu devam ettirebildi. O da gidince kısa bir süre sonra dengesi bozuldu ve Cengiz’in olumsuz etkisi altına girince bu hale geldi. Şu anda ne yaptığını ve yapacağını bilmeyen, fevri, hem kendine ve hemde kızına karşı sorumsuz ve mantıksız davranan biri. Bunun en güzel örneği de kızını gelip okuldan kaçırması oldu. Buna gerek yoktu. Okula gidip Zeynep’i bekler , kızını ona vermekten vazgeçtiğini , Melek’ten vazgeçemiyeceğini söyleyip kızını alabilirdi. Hatta bu işin Melek üzülmeden olması için Zeynep’ten yardım isteyebilirdi. Zeynep’i de fazla anlayıp takdir ettiğimi söyliyemiyeceğim artık. Senelerden beri “ annem annem” diye yas tutmuş yetişkin bir kadın , annesini tanıdı, kötü bir insan olmadığını gördü onu neden terkettiğini soracağına ergen gibi tavırlar takınıyor. Bir kadının çocuğunu terkettirmesini gerektirecek birçok sebep olabilir. 30 yaşına yakın bir kadından bunu sorgulama olgunluğunu beklerdim. Sonra yinekızacaksa kızsın, terkedecekse etsin. Cahide dersen neyin peşinde anlamak mümkün değil. Kızının, annesi onu terketti diye ne kadar acı çektiğini gördüğü halde, durumu açıklığa kavuşturmak için ikisinin arasını bulmaya çalışacağına,” sen benim kızımsın, seni benden alamazlar” davasında. Zaten kızı, öz annesiyle olan sorununu çözemediği için daima mutsuz ve ona mesafeli olmuş ve hatta ilk fırsatta evi ve onu terketmiş, senelerce ondan uzak kalmış. Ayrıca yetişkin bir insan olan Zeynep, 8 yaşında bir çocuk gibi etki altında kalıp, öz annesini buldum diye Cahide’yi annelikten atabilirmiş gibi. Hele gidip Gönül’e durduğu yerde bir tokat atması inanılır gibi değil. Gönül yine başka bir alem. Kızını onu dinlemeye zorlayıp olanları açıklayacağına, hem kızının ve hemde Cahide’nin karşısında eziklenip duruyor. Bu dizide mantıklı hareket eden iki kişi var: biri Duru diğeride Ali. Zeynep’le Melek arasındaki diyaloglarda artık dayanma sınırımı zorlamaya başladı. Melek’in repliklerini yazan kişinin çocuğu olmadığı ve çocuk kahramanın repliklerini yazma görevini üstlenmeden bu konuda en ufak bir araştırma yapmadığı kesin. 7-8 yaşlarındaki Melek bazen ondan en az 8-10 yaş büyük biri gibi konuşuyor ve durumu kavrıyor. Diziye bir kaç bölüm daha şans veriyorum. Böyle giderse bakmayı bırakacağım. Benden bu kadar. Herkese güzel bir Pazar gün dilerim.
18.12.2016 - 11:58
SELİN demiş ki;Herkese selam. Selam Kızlar! bakıyorum yine ortalıklarda yoksunuz. Geç olsa bile geçen bölüm yorumlarınızı beğendiğimi belirtmek istiyorum; ellerinize sağlık. Sorularınızazaman buldukça cevap vermeye çalışacağım ama önce yorum görevimi yerine getireyim. Yoruma başlamadan önce sevgili GÖZCÜ’nün bahsettiği Kafkas Tebeşir Dairesi adlı Tiyatro Oyunu konusunda yazdıklarına değinmek istiyorum. Sevgili GÖZCÜ, Bu sayfada, bir yorumcu arkadaşın anneannesinden aktardığı hikaye Brecht’in “Kafkas Tebeşir Dairesi Oyunu”na değil, Hristiyanların Kutsal Kitabı İncil’de anlatılan sonra müslümanlar tarafından biraz değiştirilerek sahiplenilen ve halk arasında dilden dile anlatılırken şekilden şekile giren bir peygamber hikayesine dayanmaktadır. İncil’deki hikayede: bir hayat kadını başka bir hayat kadınına çocuğunu verir ve bir iki sene sonra geri almak ister, ama çocuğu o güne kadar bakan kadın onun annesi benim diye çocuğu geri vermeyi reddeder . İş yargıya kalır. Yargıçlar bir karar veremeyince kadınlar , zamanında adaletli ve akıllı kararlarıyla ünlü olan Hz. Süleyman’ın huzuruna çıkarılır. Hz. Süleyman kadınları dinledikten sonra kılıcını kaldırır ve kadınlara çocuğu ortadan kesip her birisine yarısını vereceğini söyler.Bunun üzerine kadınlardan biri hakkından feragat eder, diğeri ise “madem benim olmayacak onunda olmasın” der. Bunu duyan Hz Süleyman’da “ancak bir öz anne çocuğuna kıyamaz” deyip çocuğu o güne kadar bakan anneye değil öz annesine verir. Sizin değindiğiniz Alman Yahudi Yazar Berthold Brecht 1944 yılında yazdığı “Kafkas Tebeşir Dairesi” isimli tiyatro oyunun ana teması 1300 yıllarında Çin halk tiyatroları tarafından oynanan ve bir çin efsanesine dayanan “tebeşir dairesi sınaması” oyunundan esinlenererek yazılmıştır. Bu Çin halk oyununda işlenen efsanede de ( ki bu efsanenin kökenininde incildeki hikayeye dayandığı ve Çin’de hristiyan misyonerler tarafından halka anlatılarak yayıldığı sanılmaktadır), bir çocuk üzerinde hak iddia iki kadın vardır. Bu hikayede de öz anne çocuğuna zarar gelmesin diye hakkından feragat eder. Yargıçta hakkından feragat edene, incildeki hikayede olduğu gibi “ancak bir öz anne çocuğuna kıyamaz”diye çocuğu verir. Fakat Brecht bu konuyu değişik olarak işlemiştir. Brecht’in Kafkas Tebeşir Dairesi” nde, canını kurtarmak için çocuğunu bırakıp kaçan anne bir bir kaç yıl sonra gelir, çocuğu canı bahasına saklayıp bakan kadından almaya kalkar. Sonunda yargıç karşısına çıkan kadınları yargıç sınar. Yargıç tebeşirle bir daire çizdirip çocuğu ortasına oturtur ve kadınlara “her biriniz çocuğun bir kolundan tutup çocuğu aynı anda var kuvvetinizle kendinize doğru çekin; tanrı çocuğun annesine, çocuğu kendi tarafına çekme gücünü verecektir” der. Bu da tabii ki çocuğun kollarının kopması demektir. Öz anne çocuğun kolunu var kuvvetiyle çekmesine karşın, çocuğu onca zaman bakıp büyüten kadın, çocuğa zarar gelmemesi için hemen bırakır ve yargıçta çocuğu “asıl annelik çocuk için en iyi olanı yapmaktır” der ve çocuğu bakan ve koruyan anneye verir. Brecht 70 yıl önce, günümüzde artık kabul edilmiş bir durumu edebi bir eserde ilk işleyen ve böylece kazanımın birşeyin sahibi olmakla değil bir şeye emek vermekle mümkün olduğunu , dolayısıyla “sosyal annelik” konusunu gündeme getirip çocuğu doğurmanın, aynı kandan olmanın önemli olmadığını vurgulayan ilk çağdaş yazardır.
17.12.2016 - 20:01
Sefa demiş ki;bu bolum Vahide hanim dokdurdu.tokat sahnesi beni mahv etdi.sahneyi cok guzel canlandirdilar.tabikki en buyuk emek Vhide hanimindi.kucuk Melek esgisi gibi etgilemiyor.bildigimiz simarmis bi kiz cocuguna donusdu.Gonulun hikayesinide kesge izlesek.Kadin tuccari Cengizin kadinim kadinim deyerek Suleyi pazarlayip sunmasi .Suleninde bunu sessizce kabullenmesi sinir geriyor.Cahidenin geci inadini bi turlu aniyamadim.egosunu yenip butun olanlari tum seffafligiyla anlatsa guzel olur.bana sanki Gonul de Cahide de ayni erkegi paylasmislar.Aradaki cekismede erkek olmus kazaylami ve ya her neyse Cahide bilerekden dahada agir ceza geysin diye baya yiklenmis ve iyice hokum geydirmis Gonule.Zeynebi vicdanini rahatlamak icinmi Kocasina verdiyi sozdenmi bu kadar sahiplenmis cibime geliyor.yoksa Gonule neden bu kadar ofkeli baska turlu akil almiyor.anca aldatilmis bi kadin kiskanan bi kadin boyle yapar.kenar mahallelei cingene karilari gibi tokat atmar.Sulenin hikayesi ciz gedi viz getdi.bos.inandirmadi
14.12.2016 - 03:58
Sanem demiş ki;Fragmani izledikten sonra sinir oldum, bakmak icimden gelmiyor.
14.12.2016 - 01:42
Ayisigi demiş ki;Benim kizlarda okulda soy agaclarini yapmislardi,anneannemin annesine kadar gidebildiler -:)) Demek hala böyle ödev veriyorlar,Melek iki ayri soy agaci yapmali-:)) Gönül ün sofraya üc tabak koyup Zeynep ve Melek i beklemesi hüzünlüydü. Kizini mecburiyetten birakmak zorunda kalmis,eminim ki hapishanedeyken devamli kizi Zeynep i düsünmüstür. Kadincagiz yillardir hem özgürlügünden hem kizindan olmus. Gamze nin Metinini de anlayabiliyorum,adam henüz baba olmaya bile alisamamisken birde simdi hasta bir cocuga babaligi kabul etmek istemiyor. Fakat Gamze yi deliler gibi sevseydi hasta bebegi engel olarak görmezdi diye düsünüyorum. Bu ikili arasinda ki sevgi bana zaten hic gecmedi. Cahide gercekten Gamzeye cok destek oluyor ona arka cikiyor. Zeynep i Melek konusunda anlayamamasina sasiriyorum. Oysa Zeynep annesi Gönül tarafindan sevilmedigi icin terk edildigini sanmis ve yarali bir cocukluk gecirmis,yetiskin olmus ama o yara hic kapanmamis. Sule yi görmüs kizina sevgi vermiyor ve ilerisini düsünmeden onu kacirmis. Melek e sevgisini verip bu sekilde belkide kendi yaralarini saracakti...Melek mutlu oldukca bu Zeynep e iyi gelecekti. KILLI ayi Cengiz kadinini pazarlama avina cikti. Anlayamadigim Sule nasil erkeklere "meze" olma isini kasiyer olarak calismaya yegliyor? Ama azicik psikoloji okuyan insan bilir caresizlikten kücücük mum isigini bile günes isigi sanabilir. Egitimsiz biri Sule ve ona yol gösterecek akli basinda insanlarda olmamis... Cahide ikidir Gönül ün suratina tokadi indiriyor,hic yakistiramiyorum bu hareketi ona. Kaldi ki Cahide cok iyi biliyor Gönül ün kizini neden birakmak zorunda kaldigini. En önemlisi ise Gönül hicbir zaman Zeynep i Cahide nin elinden almak gibi bir düsüncesi olmamis. Zeynep Cahide annesinden özür diliyor sana haksizlik yaptim deyip annesinin kiymetini gecte olsa anliyor. Keske ana kiz bu konusmayi yillar önce yapsalardi. Zeynep in Gönül ü yargilamadan birkere dinlemesini isterdim. Umarim Arif bey gercekleri anlatir Zeynep e. Ahh be Gönül tedavi olup iyiliessen efendi Arifle evlenip ömrünün geri kalanini mutlu gecirsen. Ben Gönül ün sonunu pek iyi görmuyorum,kadin kahrindan ölecek valla. Sule nin kizindan bu kadar kolay vazgececegine inanmamistim nitekimde öyle oldu. Kizini annelik ic güdülsüyle hareket edip geri aldi. Cengiz zorlamadi,simdilik para kopartmakta adamin gündeminde yok. Zavalli Melek mutlu dünyasi yikildi,o ayi ile ayni evde kalmasi cok SAKINCALI....
13.12.2016 - 22:48
gözcü demiş ki;Ayışığı hanım, anneannenizin anlattığı hikaye Bertold Brecht adlı meşhur alman tiyatro yazarının kafkas tebeşir dairesi isimli eserinin konusu. O hikayede hakim çocuğu asıl annesine değil ona iki sene bakıp emek veren bakıcı annesine veriyor. Çünki o iki sene bakıpemek verdiği çocuğa zarar verilmesine göz yumamıyor. Yani bu hikayeden çıkarak geliştirdiğiniz, gerçek anne herşeyden önce çocuğun iyiliğini ister tezi yanlış. Bilgilerinize.
13.12.2016 - 22:44
gözcü demiş ki;Ayışığı hanım, anneannenizin anlattığı hikaye Bertold Brecht adlı meşhur alman tiyatro yazarının kafkas tebeşir dairesi isimli eserinin konusu. O hikayede hakim çocuğu asıl annesine değil ona iki sene bakıp emek veren bakıcı annesine veriyor. Çünki o iki sene bakıp emek verdiği çocuğa zarar verilmesine göz yumamıyor. Yani bu hikayeden çıkarak geliştirdiğiniz, gerçek anne herşeyden önce çocuğun iyiliğini ister tezi yanlış. Bilgilerinize.
13.12.2016 - 21:52
Ayisigi demiş ki;Sule ve Zeynep i izlerken rahmetli anneannemin bana anlattigi bir hikaye aklima geldi. Bir zamanlar iki kadinda bir bebegin annesi oldugunu iddia ederlermis. Iki kadini KADI efendinin huzuruna cikarirlar. Adam tamam o zaman bebegi ortadan keselim her birinize birer parca verelim demis. Kadinlardan biri hemen öne atilmis Hayir ben yalan söyledim,bebek o kadinin. Ona verin hepsini demis. Böylece bebegin gercek annesi ortaya cikmis. Gercek anne kendisi ne kadar aci cekse bile yavrusunun iyiligini herseyden daha cok ister. Gecen bölüm beni etkileyen sahnelerden biri Sule ye komsusu akil veriyor cocugu yaramazlik yaptiginda alnina iki vurmasini söylüyor. Sule de oyuncaklarini toplamayan Melek e kizip alnina bir dokunuyor,ufakligin belli cani yanmiyor ama Sule pisman oluyor ve Melekten özürler diliyor. Kizi 6 yasina geldiginde kadina yalnizlik TAK deyip Melek uyurken bara gidiyor ve o gece Cengizle tanisiyor. Ne olduysa bundan sonra olmaya basliyor zaten. Cengiz i hayatina sokup kizini hayatindan cikariyor. Gecen bölüm gördük ki Sule kizini koskocaman BIR hafta evde yalniz birakip o pislik adamla Bodrum a tatile gidiyor. Benim mantigim almiyor insan 6 yasinda bir cocugu bir hafta evde nasil yalniz birakir? Melek i 6 yil yokluk icinde yetistirmis ve kizinin mutlu oldugunu görmüs. Birden kizini evde yalniz birakip tatile gidiyor ve telefonda Melek e anne mutlu olunca sende mutlu oluyormusun diyor. Halbuki biz anneler evlatlarimiz mutluysa bizlerde mutlu oluruz,öncülügümüz onlardir. Ah Sule ahh Cengiz bos gezenin bos kalfasi,calismaz sana bakmaz,alnina iki fiske vurmaya kiyamadigin Melegine iskence ediyor sen sesini cikarmiyorsun. Sen o pislik adamdan vaz gecmiyorsun ama canindan cok sevdigin kizindan vaz geciyorsun. Keske Sule Melek in Zeynep in yaninda daha cok mutlu olacagina inandigi ve kizi kendi pisligine cekmek istemediginden cekip gitmis olsa. Ama bu kadar kolay kizindan vazgececegini sanmiyorum. Onca flasback sahneleri Sule yi HAKLI cikarmak icin göstermediler bence,Sule nin nasil bu hale geldigini görmemiz icindi. Sakar teyzemiz de unuttuk sanmasin hala hastaneye kontrole gitmedi. Fragmandan anladigima göre Zeynep Gönül ün onu terk eden annesi oldugunu anliyor ve bunu onu bu yasina kadar bakip büyümüs annesi ile paylasiyor. Umarim Cahide bir büyüklük yapip Gönül ün aslinda iyi biri oldugunu hic istemeden zora ki kizini birakmak zorunda oldugunu söyler...Merakla yeni bölümü bekliyorum iyi seyirler.
13.12.2016 - 01:17
1
Yorum Yap